Çarşamba, Haziran 10, 2015

Yangtze Giant Softshell yok olmasın !

Üzerinde yaşadığımız ve acımasız bir aç gözlülükle son damlasına kadar harcadığımız gezegenimizin hangi köşesine bakarsanız bakın mutlaka soyu tükenmiş yada tükenmekte olan bir yada birkaç tür görebilirsiniz.

Dünyanın en tükenmiş canlılarından olan Yangtze giant softshell " Rafetus swinhoei "  Türkçe ismiyle Yangtze yumuşakkabuklu dev sukaplumbağasının da soyu tamamen yok olmak üzere. Bu kaplumbağalar Çindeki Yangtze nehrinde yaşıyor. Gerek aşırı avlanma gerek nehir üzerine yapılan barajlar yada nehirdeki kirlenme sonucunda bu kaplumbağa nesli büyük oranda tükendi. Yangtze giant softshell kaplumbağasından bugün için varlığı bilinen sadece 4 tane kalmış durumda ve bunlardan yanlızca 1 tanesi dişi. Vietnamda 2 erkek kaplumbağa var. Çinde ise 85 yaşında bir dişi ve 100 yaşında bir erkek. Hepsi bu..




                                        Yangtze giant softshell - erkek. Vietnam Hanoi 2011
                                    Photograph from Vietnam News Agency/AFP/Getty Images

Doğada hala tüm olumsuzluklara karşı yaşama tutunmaya çalışan avcılardan kaçabilmiş , sudaki zehirden korunabilmiş bir kaç kaplumbağa daha kalmış olabilir, çünkü bu kaplumbağalar doğal yaşamlarında çok uzun yaşıyorlar. Fakat bu 4 kaplumbağa dışında vahşi doğada varlığı net olarak tespit edilmiş bir Yangtze softshell kaplumbağası henüz yok.

Yangtze kaplumbağasının soyunu kurtarmak için Çin hükümetinin ve gönüllü doğa kuruluşlarının çalışmaları var. Bir avuç insan yokoluşu engellemek için savaş veriyor. Bu hikayenin gerçek başlama tarihi belki bilinmez ama 2006 yılında son viraja girildiğini söyleyebiliriz. 2006 yılında Vahşi doğa daki kaplumbağaların yaşamları konusunda çalışmalar yapan Amerikan Turtle Survival Aliance , kaplumbağa üretme konusunda uzman olan ve Turtle Conservancy kurucusu Avustralyalı Gerald Kuchling den Çin de o gün için bilinen 3 yangtze kaplumbağasının cinsiyetlerinin tespit edilmesi konusunda yardım istemiş. Bu 3 kaplumbağa Shanghai hayvanat bahçesinde , Suzhou hayvanat bahçesinde ve West Garden budist tapınağında yaşadığı bilinen 3 kaplumbağadır.

Kuchling Çin de göreve başladığında Budist tapınağındaki ve Shanghai hayvanat bahçesindeki 2 kaplumbağanın zaten çoktan ölmüş olduğunu öğrenir. Çin de geride kalan tek kaplumbağa Suzhou hayvanat bahçesinde yaşamakta olan erkek kaplumbağadır. Türün geleceği açısından oldukça karamsar bir durum söz konusudur..

Bir umutla Çin deki tüm hayvanat bahçelerine ellerinde benzer kaplumbağa olup olmadığı sorulur.
Bir mucize gerçekleşir. Changsha hayvanat bahçesinden gelen bir fotoğraf sonucunda o ana dek varlığı bilinmeyen dişi bir Yangtze kaplumbağasının yaşadığı ortaya çıkar.

2008 yılında dişi kaplumbağa Suzhou ya nakledilir ve Çin deki tek erkek kaplumbağa ile çiftleştirme çabaları başlar. Kolay bir iş değildir bu. 85 yaşındaki dişi kaplumbağa belkide daha önce hiç bir erkek kaplumbağa ile karşılaşmamıştır. Erkek kaplumbağalar ise ölümcül kavgalara tutuşabilmektedir ve dişinin yanına nakledildiği erkek kaplumbağanın başka bir erkeği öldürmüşlüğü vardır. Önce araları telle ayrılmış bir havuzda birbirlerine uzaktan alışmaları sağlanır. Sonra bir araya getirilirler. Çin deki bilinen tek erkek ve tek dişi kaplumbağa artık bir aradadır.



                                                                 Yangtze softshell dişi                                 
                                Photograph from Gerald Kuchling - Turtle Survival Alliance


                                   Yangtze softshell kayadaki dişi , suda kafası görünen erkek
                                 Photograph from Gerald Kuchling - Turtle Survival Alliance


Sonraki yıllarda dişi kaplumbağa birçok kez yumurta bırakır,  her seferinde umutlar yeşerir,  heyecanlı bekleyişler başlar , acaba bu sefer olucak mı denilir ama sonuçta yumurtaların döllenmemiş olduğu anlaşılır.İşin sırrı daha sonra çözülecektir erkek kaplumbağanın cinsel organında bir hasar vardır.
 
                                                    Yangtze kaplumbağası yumurtaları
                                 Photograph from Gerald Kuchling - Turtle Survival Alliance


İşin doğal yöntemlere bırakıldığı uzun yıllar başarılı olamayınca tek bir çare kalır, Suni döllenme. Bu operasyon  için çok sayıda bilimadamı ve kuruluş ortak bir çalışma içine girer. 6 mayıs 2015 te bir müdahele yapılır , erkek kaplumbağa anestezi altındayken elektirikli problar kullanılarak uyarılır spermleri alınır ve 85 yaşındaki tek anne adayına nakledilir. Operasyonun başarılı olup olmadığı tabiki  henüz bilinmiyor.

Şimdi bilimadamları umutla bekliyorlar. Bir ihtimal haziranın son demlerinde dişi kaplumbağanın yumurta dökmesi lazım..Sonra bu yumurtaların döllenip döllenmediği incelenecek. Dr Kuchling doğal olarak umutlu olduğunu söylüyor ama şunuda ekliyor "Bu yapay döllenme ilk defa denendi bu yüzden ihtimal çok düşük eğer başarılı olamamışsak , vazgeçmiycez , tekrar deneyeceğiz.."

Lonesome George da başaramadık , bir kaplumbağa alt türünü gözlerimizin önünde sonsuza dek kaybettik. Bu sefer başarmak zorundayız.



Salı, Mart 03, 2015

1 ASIR SONRA NİHAYET İLK YAVRULAR




Yeni bir bilgi var. Uzun bir zaman sonra blog a dönme zamanı.



                                                                Kaynak : Geographical



2014 yılı aralık ayında Galapagos Takım adalarında yapılan bir araştırma gezisinde Newyork Üniversitesi bilim adamları Pinzon adasın da Pinzon Saddleback (Chelonoidis ephippium) [1] türüne ait 10 yavru buldular.

Bu önemli bir haberdi çünkü Galapagos takım adalarında tam bir asırlık uzun bir süre sonunda vahşi ortamda ürediği tespit edilen ilk yavrulardı bunlar.

Bu ayrıca sevindirici bir haberde çünkü Pinzon adası kaplumbağalarından vahşi yaşamdan bugün sadece 100 kadar kaplumbağa kalmıştı.


Pinzon adasını en büyük ada olan İsabella nın hemen sağında , büyük 3 adanın tam ortasında görebilirsiniz.


İnsanların adalara ulaştığı tarihlerden bu yana Galapagos takım adalarındaki dev kaplumbağalar rahat yüzü görmedi.Korsanlar ve balina avcılarının toplayıp katletmesinin yanı sıra adalara salınan doğal düşmanları olmadığı için hızla çoğalan istilacı türlerde kaplumbağalara büyük zararlar vermiştir. 1960 yılında galapagos adalarında kurtarma ve restorasyon çalışmaları başlatılıncaya kadar yeni doğmuş kaplumbağaların yaşam şansı pek yoktu. Örneğin gemilerden kaçan ve nufusları büyük sayılara ulaşan sıçanlar yeni doğmuş yavru kaplumbağaları ve yumurtaları silip süpürerek yeni nesillerin oluşmasını engellemekteydiler.

Türlerin yok oluşunu önlemek için acıklı olsa da adalar daki istilacı türlere karşı ölümcül bir mücadele başlatılmıştı. Sayısız keçi , domuz , sıçan yada vahşileşmiş kedi bu amaç uğruna öldürülmüştür. Binlere hatta yüz binlere ulaşan sayılardan bahsediyoruz bu yüzden bu gerekli katliamlar uzun süreçli bir işti. Bazı tükenmeye yüz tutmuş kaplumbağa alt türlerinin ise bu vakte dayanacak durumları kalmamıştı.

Bu yüzden Galapagos doğal parkı Charles Darwin vakfı bir yandan istilacı türlerden arındırılmış özel koruma alanları yaratarak kaplumbağaları bu ortamlara toplamaya ve onlardan yavru almaya çalışırken diğer yandan adaların vahşi doğasında doğal yuva arayışlarına çıkarak , istilacı türler bulup yok etmeden önce kaplumbağa yumurtalarını keşfetmeye ve kurtarmaya çalıştılar.

Bir örnek vermek gerekirse Espanola adası hoodensis kaplumbağalarından 1960 yılında sadece 3 erkek ve 12 dişi kalmıştı. Bu 15 kaplumbağa özel korumalı bir alana nakledilerek 33 yıl içinde 1200 kadar yavru elde edilmiş ve tekrar doğaya salınmıştır. Koruma ortamlarında bazısı yuvalardan bazısı ise kuluçkalardan çıkan yavrular en az 4-5 yaşına ulaşıp kendilerini koruyabilecek duruma gelene kadar koruma alanlarında tutuluyor sonra doğaya salınıyor.

Pinzon adasında ise 100 kadar doğal yaşamdan kalan dev yetişkin ile bunların içinden koruma alanlarına alınmış ebeveynlerden üretilip doğaya salınan 5 ila 40 yaş arası 400 kaplumbağa vardı. Doğal yaşamda çok sayıda kaplumbağa olmasına ramen bu gurup içinden üremiş herhangi bir yavru tespit edilememişti. Var olan tüm yavrular koruma bölgelerinden salına yavrulardı. Çünkü tüm çalışmalara ramen hala sayısız sıçan beslenebilmek için adada sürekli kaplumbağa yumurtası aramaktaydı. Bu durum üzerine 2012 yılında yeni bir program başlatıldı. Adaya helikopterler yardımı ile doğal bitki örtüsüne yada kaplumbağalara zararsız ama sıçanlar için zehirli olan 40 ton madde atıldı. Bu programın sonucu işte bugun meyvesi vermiş gözüküyor.

Bütün bu çabalar sonucunda tam 1 asır sonra vahşi ortamda üremiş ilk yavrular ortaya çıktı. Devamı gelecektir.





                                                               Kaynak : Geographical


[1] Yazıda geçen Pinzon adası kaplumbağası Pinzon Saddleback (Chelonoidis ephippium) daha önce yazdığım Galapagos türleri yazım daki Geochelone nigra duncanensis (Garman, 1917) isimli alt türdür. Bahsedilen ufak bazen İngilizce adıyla Duncan diye bazıları tarafından ise İspanyolca adıyla Pinzon adası diye anılıyor.

Bu türün tüm sinonimleri :
- Geochelone ephippium (Günther, 1896)
- Testudo epihippium Günther, 1896
- Geochelone nigra duncanensis (Garman, 1917)
- Testudo duncanensis, Garman, 1917

[2] Yazının kaynağı : http://geographical.co.uk/nature/wildlife/item/701-historic-birth-for-galapagos-tortoises

Cuma, Mart 08, 2013

Cumartesi, Eylül 29, 2012

Dev kaplumbağalar hakkında

Dev kara kaplumbağalarına biraz daha bakalım.

Dünya üzerinde dev olarak nitelenen sadece 3 kara kaplumbağası türü var. Biz 3 numaradan başlayalım.. Sulcata kaplumbağaları.

Bu kaplumbağalar uluslararası literatürde bir çok farklı ingilizce isimle anılabiliyorlar. En çok kullanılanlar African spurred tortoise veya the sulcata tortoise.
Bilimsel sınıflandırma da ki isimleri ise Geochelone sulcata (Miller 1779)

Uyarı notu :
Sulcataların internette pek çok yerde African spurred tortoise olarak değilde bir thigh eklentiyle African spur thigh tortoise diye isimlendirildiklerini  görebilirsiniz. Pek çok ciddi sitenin bile yaptığı çok genel bir hata bu. Thigh but demek. Sulcata isminde thigh olmayacak. African spur thigh tortoise denilen kaplumbağalar bizim Testudo graeca iberaların kuzey Afrikada yaşayan yakın akrabaları Testudo graeca graeca' lardır ve sulcatalar ile hiç bir alakaları yoktur. Tamamen farklı türler bunlar. Testudolar ufak kaplumbağalar , sulcatalar ise oldukça iridir. 



Sulcata ve yavrusu



Sulcata kaplumbağalarının doğal yaşam alanı Afrika kıtasındaki  Sahara çölünün güney yakasında yer alan yarı kurak savanalar. Burkina Faso , Çat , Eritre Etopya , Mali , Moritanya , Sudan Nijerya , Senegal gibi ülkerde görülüyor. Sıcak ve kurak aylarda yada günün sıcak saatlerinde yerde açtığı oyuklarda saklanıyor.

Sulcatalar ın önemli bir özelliği bu zaten,  kış uykusuna değilde yaz uykusuna yatmaları. Evet , hani bizim kaplumbağalarımız havalar soğuyunca kış  uykusuna yatar ya. İşte bunlarda tam tersi yaşadıkları bölgenin iklimi gereği çok sıcak ve kurak aylar da toprakta açtıkları yuvalara inerek metabolizmalarını  bir parça yavaşlatarak zamanlarını bir nevi uyuşuk bir durum da geçirirler.
İşte bu duruma yaz uykusu yada estivasyon (aestivation) deniyor..Yaz uykusunu bildiğimiz kış uykusu hibernasyon la bir tutmamak lazım. Hibernasyon bambaşka bişi , yaz uykusu o kadar ölümsü bir durum  değil. Sulcatalar kış uykusuna yatmıyor çünkü doğal ortamlarında kış mevsimi yok , o yüzden gerek yok.

İngiltere'deki Linton hayvanat bahçesinde bulunan 30 yaşındaki çıtır Sulcata kaplumbağası Kali bu sene tam 45 yavru vermiş.

Kali yumurtlarken
Photo : Linton zoo

Yaşadığı alanda 4 erkek kaplumbağa olduğundan babanın kim olduğu belli değil. İngiltere'nin iklimi bu yumurtaların sağlıklı kuluçka dönemi geçirmesine izin vermediği için Kali'nin gömdüğü yumurtalar hemen alınmış ve kuluçka makinesine konulmuş. 45 yavru bu sayede dünyaya gelmiş.

Yumurtlar yuvadan toplanırken
Photo : Linton zoo


Kali ve yavruları
Photo : Linton zoo


Fotoğraflar da annelerinin yanında ve açık alanda gözüken yavrular aslında bu boyutlardayken özel korumalı bir alanda tutuluyor. Çünkü kendi öz anneleri bile onlara zarar verebilir. Kaplumbağaların annelik duygusu yada yavrularını tehlikelere karşı koruma içgüdüleri yok. Bu yüzden daha yumurtlarken bile yumurtalar korumasızdır. Yeterli boya ulaştıkların da yavrular da annelerinin yanına konulacaklar. Eğer şansları yaver giderse bu yavrular 150 yıla yakın bir süre yaşayabilirler.

Sulcata'lar dev ada kaplumbağaları kadar iri olmasalar da 95 kiloyu aşabilen ağırlıkları ve 90 cm den büyük olabilen kabuk boyları nedeniyle çoğu kez giant-dev diye anılıyorlar. Dünyada var olan en büyük 3 cü kara kaplumbağası türüdür , fakat ada kaplumbağalarını çıkarıp sadece anakara kaplumbağaları olarak düşünürseniz en büyüğü sayılıyor.

Kıta ve ada olarak ayırmamın nedeni de şu. Daha önce bu konudan bahsetmiştim dünya üzerinde sulcata'lardan daha büyük sadece 2  dev kara kaplumbağası  türü var. Bu her 2 tür de ada kaplumbağasıdır. Bunlar Pasifik okyanusun daki Galapagos kara kaplumbağaları ve Hint okyanusun da ki halk arasında Aldabran yada Seychelle kara kaplumbağaları  diye bilinen  tür olan Aldabrachelys gigantea (Schweigger, 1812)

Her iki tür de ana kıtalardan izole durum daki adalar da evrimleşen kaplumbağalar ve insanlar yaşadıkları adalara ulaşıncaya kadar da hiç bir doğal düşmanları yok. Bu yüzden milyonlarca yıl adalarda sakin ve uzun bir yaşam sürüyorlar ve çok irileşiyorlar.
Ta ki insanlar onları bulana ve köklerini kurutana dek..

Şimdi her zaman ki gibi kafa karıştıran bölüme geldik , Taksonomi ye.
Aldabran kaplumbağaları esasında 3 tür ama bunların bir zamanlar Madagaskar adasında yaşadığı tespit edilen 2 si tamamen tükenmiş durumda. Sadece Aldabrachelys gigantea türü varlığını sürdürüyor.  Bu gün için bu türe ait tespit edilmiş 4 alt tür var ama  bu alt türlerden de biri daha tükenmiş durumda.  
Bu bilgilerin her zaman  değişebileceğini unutmayın.


Aşağıdaki listede başında sadece  (-)  işareti olanlar tür , 
(*) olanlar  ise alt tür

 1- Aldabrachelys abrupta (Grandidier 1868) 
     Madagaskar, (tükenmiş)

 2- Aldabrachelys gigantia (Schweigger, 1812) 
    Aldabra, Seychelle adaları

       2-1 *Aldabrachelys gigantia arnoldi  (Bour 1982)
               Seychelle adaları  (vahşi yaşamda kalmamış)

      2-2 *Aldabrachelys gigantia daudinii  (Duméril & Bibron 1835)
               Daudin's Giant Tortoise,  Seychelle adaları , (tükenmiş) 

      2-3 *Aldabrachelys gigantia gigantia (Schweigger, 1812)
              Aldabra atolu , Seychelle adaları

      2-4 *Aldabrachelys gigantia hololissa (Günther 1877)
              Seychelle adaları

3- Aldabrachelys grandidieri (Vaillant 1885)
     Madagaskar, (tükenmiş)

Bu isimler , sınıflandırmalar tür alt tür tanımları her zaman kafa  karıştırır. Mesela tüm hint okyanusu kaplumbağalarına Aldabran  kaplumbağası denildiği gibi Seychelle kaplumbağası diye de bahsedilebilir. Gene aynı zamanda Aldabran kaplumbağası ismi  Aldabra atolun da yaşayan  Aldabrachelys gigantia  gigantia alt türünü belirtmek içinde kullanabiliyor. Aynı biçimde Seychelles kaplumbağaları tüm bu gurupları ifade ettiği gibi sadece  Aldabrachelys gigantia hololissa alt türünü ifade etmekte kullanılabilir.  


İnsan tahribatının yanısıra Seycheller deki bitki örtüsü tükendiğiiçin bazı tür ve alt türler 1800 lü yılların ortalarında malesef doğalyaşam da tümden yok olmuşlar. Fosiller , kemikler , anlatılan hikayeler kısaca var olduklarına dair kanıtlar var ama canlı kaplumbağa yok. Bu alt türlerin tamamen tükendiği düşünülürken 1995 yılında  hayvanat bahçeleri gibi sağda solda tutsak olarak bulunan kaplumbağalar içinde kayıp alt türler olabileceği düşünülmüş vearaştırmalar başlatılmış. Zaman içerisinde bulundukları yerlerdenalınıp değişik yerlere götürülen pek çok kaplumbağanın nerden geldiği hangi tür yada alt türe ait olduğu bilinmediği için ince DNA araştırmalarının yapılması gerekiyor.  Bu incelemeler sonunda  bazı kaplumbağaların gerçekten de kayıp yada sayıca çok az kalmış alt türlerin son kalan temsilcileri olduğu anlaşılmış. Lonesome George' un alt türünün başına gelen acıklı duruma düşülmeden duruma müdahele edilmiş neyseki...

Son yıllarda yapılan bu araştırmalar sonucu bugün için 28 i tutsak olan 37 yetişkin  Aldabrachelys gigantia hololissa alt türü tanımlanabilmiş.. Tutsak derken hayvanat bahçelerinde yada çeşitli kişilerin elinde olan , yani bir sahibi olan canlıları kastediyorum.

Aldabrachelys hololissa (Günther 1877)
Seychelle kaplumbağası


Aldabrachelys gigantia hololissa için bir Ghost adasında bir çoğaltma çabası sürdürülüyor. 2 dişi 3 erkek toplam 5 yetişkin kaplumbağa bu adada kendilerine tahsis edilen bir bölgede koruma altında yaşıyor.

Gene diğer bir ada da (Cousine islands) 8 yetişkin Aldabrachelys gigantia arnoldi  (Bour 1982) alt türü çoğalmaları ve doğaya   adapte olmaları amacıyla vahşi ortama salınmış. Yetişkinlerin yanı sıra son yıllarda elde edilmiş sayısını tam bilemediğim çok sayıda yavru Seychelle kaplumbağaları da koruma altında.

Bu alt türlerden olduğu düşünülen diğer bazı kaplumbağaların  durumu ise daha kesinlik kazanmış değil. La Digue adasında yaşamakta ve ada dışından geldikleri bilinen bir kaplumbağa kolonisi var.  Birde meşhur kara kaplumbağaları yazım da bahsettiğim Atlantik okyanusun daki St Helana adasın da yaşamakta olan 181 yaşındaki Jonathan var.

Jonathan'ın da bu sayıca az olan alt türlerden olabileceği düşünülüyor ama bunlar kesin bir bilgi değil. Sanırım bu işler için daha ince detaylı bir DNA araştırması gerekiyor. Zaten ne kadar araştırırlarsa kaplumbağa taksonomi listesi bir o kadar karışıyor.

IUCN (International Union for Conservation of Nature) Türkçesiyle Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğinin tehlikedeki türleri açıkladığı kırmızı listesinde hem sulcata hemde Aldabra kaplumbağalarının durumu (VU) yani vulnerable (Hassas) olarak belirtilmiş. Seychelle kaplumbağalarını ise (EW) Extinct in the Wild (vahşi doğada tükenmiş) olarak belirtiyor. Galapagos kaplumbağalarının durumunu zaten yazmıştım.

Hint okyanusu adalarında ki kara kaplumbağaları da geçmişte insanların tehdidi altındaydılar. Tıpkı Galapagos takım adalarındaki kaplumbağalar gibi Aldabra kaplumbağaları da aç gemicilere yiyecek
oluyordu. Bir ara nerdeyse tükenmiş sayılabilirlerdi. Son zamanlar öle bir hal almış ki adaya çıkan denizcilerin tek bir kaplumbağa bulmak için 3 gün arandıkları olurmuş. Şimdilerde yaşadıkları atol koruma altında. Dev kaplumbağalarda yeniden eski sakin yaşamlarına geri dönmeye ve hızla çoğalmaya başladılar. Ama şimdiler de bambaşka bir tehdit ortayaçıktı. İklim değişikliği sonucunda kutupların erimesi olasılığı ve bunun sonucunda da denizlerin yükselmesi riski.

Hiçbir kayda değer yükseltisi olmayan Seychelle adalarının tümden yükselecek okyanus suları altında kalma riski var. Dev aldabra kaplumbağalarının en çok sayıda yaşadığı ve adını aldığı Aldabra atolunun en büyük yükseltisi sadece 8 metre.

Aldabra adası aslında Kribatiden sonra dünyada ki en büyük 2. atol. 155.4 km2 yüzölçümü var (Büyük ada 5.4 km2) Bu yüzölçüm ona çok farklı bir fauna kazandırmış. 1960 lı yıllarda bir ara İngiltere adaya uçak pisti yapmaya kalkmış ama doğa bilimcilerin adanın özgün canlıları için gösterdiği büyük tepkiler nedeniyle mecbur kalıp vazgeçmişler. Seycheller 1976 yılında bağımsızlığını kazanmış 1982 yılında atol World Heritage Site yani Dünya miras alanı ilan edilerek insan yerleşime kapatılmış ve koruma altına alınmış.

Seycheller deki meskun diğer bazı adalar da kaplumbağa kolonileri bulmak mümkün ama bunlar plantasyonlar da kontrol altında tutulan tutsak koloniler. Sadece Aldabra adasındaki kaplumbağalar doğal yaşam formasyonunda da korunmaya çalışılıyor.

Sychellere ait Birds adasında Esmeralda adında bir Aldabra kaplumbağası yaşamakta.Bu dev kaplumbağa yaklaşık 170 yaşlarında ve 178-180 yaşlarında olduğu düşünülen Jonathandan sonra yaşayan en yaşlı kaplumbağa olarak biliniyor. Esmeralda hakkında ilginç ama doğruluğu ispatlanamayan bir hikaye var. Anlatılanlara göre 1808 yılında bir gemi Birds adasında batmış. Gemiden kurtularak adaya çıkanlar batık enkazından bir sal yaparak Seychellerin en büyük adası Maheye geri dönmüşler. Gemi enkazında kurtulmayı başaran bir seychelle kaplumbağası ise ada da kalmış.Tek başına yaşayan Esmeralda nın işte bu kaplumbağa olduğuna inanılıyor.
Benden anlatması :)

Esmeralda şu anda ada daki bir otelin bahçesinde tek başına yaşadığı yazılmış. Sanırım ona anne olma hakkı hiç verilmemiş. Bu yaştan sonrada artık herhalde çok geç.

Esmeralda Aldabra kaplumbağası


Esmeralda dişi olduğu için olsa gerek Jonathandan daha iri hatta 1990 guiness rekorlar kitabına 298 kilo ile yaşayan en büyük kara kaplumbağası olarak geçmiş. 1995 yılında 304 kiloya ulaşmışsa da 1996 yılında bu rekorunu Florida da yaşayan erkek Galapagos kaplumbağası Goliath'a kaptırmış. Goliath ın rekoru 385 kilo.

Dev kaplumbağalar hakkında bir yazı yazmak istiyordum ama biraz fazlaca daldan dala atladık galiba.

Bir gün , bir daha ki konuda görüşmek üzere. :)

Kaplumbağaları koruyun.
Örneğin satın almayın onları.
Değersiz diye anılan sıradan bitkiler ve sevmediğiniz böceklerde 

dahil , tüm canlıları koruyun.

Çünkü aslında onlar , sizin yaşamınızı korumak için var.


Fakat bu demek değil ki hepsini keselim biçelim kendimize 

cinsel güç iksiri yada güzellik kremi yada süslü püslü giysiler 
yapalım. Böylece daha iyi yaşayalım.

Onlar bu biçimde değil.

Ancak doğada özgürce var oldukları zaman koruyabilirler bizi.
Ekolojik dengeyi korurlar , sizi korurlar..

Kafası çalışan çok az sayıda bilim adamı bunu biliyor
ve mücadele ediyor.

Büyük çoğunluk ise incir çekirdeğini doldurma derdinde.

Cumartesi, Ağustos 11, 2012

1915 Çanakkale Gazisi Kaplumbağa Blake

Yeni bir kaplumbağa hikayesi daha açığa çıktı.
Hemde bu sefer başrolde bizim kaplumbağalarımızdan biri var. Çanakkale savaşı esnasında 1916 Gelibolu' dan başlayıp 2012 yılında İngiltere' nin Norfolk şehrinde devam eden uzun bir hikaye. Pes diyorum artık ama , her zamanki gibi gene İngilizler var bu hikayenin içinde de.

Marrion Skinner isminde bir İngiliz kadın 1983 yılında dişi bir kaplumbağa ararken Marris isminde bir bayan onunla kontak kurarak elinde yaşlı bir dişi kaplumbağa olduğunu ve ona verebileceğini söylemiş. 
Mrs Skinner kaplumbağayı almaya gittiğinde onun dişi değil erkek olduğunu görmüş. Mrs Marris  1915-1916 yıllarında gelibolu savaşına katılan kocasının bu kaplumbağayı askeri çantası içinde Türkiyeden getirdiğini söylemiş. Ölümcül siper savaşlarından , korkunç bombardımanlardan kurtulmayı başaran kaplumbağa böylece 1916 yılında İngilterede yeni bir hayata başlamış.

Kaplumbağa Blake 67 yıl Marris çiftiyle birlikte yaşamış. 1916 -1983 yılları arasında o günlerin olanaklarıyla bu işi nasıl başarmışlar öğrenmek isterdim. Sanırım hakkında bir bilgi olmayan Mr Marris vefat edice artık iyice yaşlanan eşi de kaplumbağaya daha fazla bakamayacağını anlayarak onu Skinner a veriyor. 



 Kaynak : Dailymail

  Kaynak : Dailymail

  Kaynak : Dailymail

  Kaynak : Dailymail


20 den fazla kaplumbağası olan Marion Skinner' da Kaplumbağa Blake' e bugüne kadar bakmış.Ama 67 yaşında emekli olunca tüm kaplumbağalarını başkalarına dağıtmaya başlamış. Elinde en son kalan kaplumbağa 100 yaşından yaşlı olduğu tahmin edilen Çanakkale savaş gazisi kaplumbağa Blake olmuş. Mrs Skinner özel bakıma ihtiyaç duyduğunu belirttiği yaşlı ama sorunsuz kaplumbağasına özenle bakacak bir başkasına vermek istiyor. İngiliz kaplumbağasever  "Blake hayata başladığı kendi  topraklarına Gelibolu doğasına dönerse bu çok müthiş birşey olur" diyor.

Bir kaplumbağa daha , büyük homosapiens savaşlarının yaşandığı 20 ci yüzyılı devirerek anlamsız savaşlarda birbirlerini öldürenlere inat yaşamaya devam ediyor.

Kaynak : http://www.dailymail.co.uk/news/article-2186409/Tortoise-brought-soldiers-kitbag-Gallipoli-100-years-ago-looking-new-owner.html

Pazartesi, Temmuz 02, 2012

İstilacı , Yok Edici Tür ; Homo sapiens

Galapagos yazılarım da , adalar daki kaplumbağaların bazı alttürlerinin  aç gemiciler tarafından asırlar boyunca toplandığı için soylarının tükendiğini yazmıştım...Bu katliamlar , bu tür yokedişler geçmişte kaldı , artık olmaz , bitti sanıyorsanız aldanıyorsunuz.

Gerçi aydınlanma çağının ve bilimsel atılımların insanlığı zorakki olarak itekleyen , keşfetmeye yayılmaya ve dolayısıyla yok etmeye zorlayan etkileri ve bunların yan ürünü teknolojik ilerleme devri bitti sayılır. Artık yavaş yavaş çöküş çağlarına giriyoruz.

Fakat gene de şimdiye kadar en az bir 50-60 yıldır yaşadığımız , kolay iletişim , radyo , televizyon ve en son içinde yaşadığımız internet gibi her tür bilgiye kolay ulaşma çağında dahi insanlar azıcıkta olsa bilinçlenmediler !

Alın size günümüzden bir örnek.
Büyük insanlıktan ufak bir pencere açarak , deniz kaplumbağalarına bakalım.

Burası Costarica , Olive Ridley turtles  (Lepidochelys olivacea)  ve  Leatherback turtles (Dermochelys coriacea) Deri sırtlı deniz kaplumbağası türü deniz kaplumbağalarının sahile çıkıp, yumurtalarını gömdükleri sahilleri var.
Bildiğiniz gibi deniz kaplumbağaları akciğer solunumu yapmalarına ramen sadece yumurtalarını kumsala gömebilmek için yılda bir kere sahile çıkıyorlar geri kalan tüm zamanları denizde geçiyorlar.



Her sene o gece geldiğin de deniz kaplumbağaları binbir zahmet kumsala çıkıyor , zor bela çukur açıyor ve yumurtalarını içine bırakıyorlar. Sonra onları saklamak için üstlerini örtüp gün ağarıp güneş çok fazla yükselmeden hemen denize dönüyorlar. Bu esnada kaplumbağaların gözleri hiçbir şey görmez hatta düşmanlarını bile. Bir an önce yumurtalarını uygun bir yuvaya bırakmak o an tek ilgilendikleri konudur.

Peki onlar yumurtalarını bırakırken başka neler oluyor dersiniz.
Kaplumbağaların denizden çıkmasını bekleyen yerel halk anında kumsala doluşuyor. Saygısızca ve düşüncesizce yumurtaları toplamaya başlıyorlar...



Yumurtaları toplayan kişilere bakınca bunun açlıktan , fakirlikten yada yaşayabilmek için mecburen yapılmış bir toplama olmadığını hemen anlıyorsunuz. Bu sadece 3-5 kuruş para için yapılmış terbiyesiz bir yağmacılıktır

 Bu kadın kaplumbağanın yumurtalarını daha o binbir zahmet yumurtlarken topluyor




Yumurtaları topluyor , çuvallara doldurup satmaya götürüyorlar . Nerde kullanılıyor bilemiyorum. omletmi yaparlar , pastahanelere mi satarlar , artık ne yapıyorlarsa...

Bu kumsalda kaplumbağa yumurtalarını kurtarmaya çalışan kuruluşlarda var. Ne yapıyorlar biliyormusunuz ? Bu toplanan yumurtalardan bazılarını bu hırsızlardan geri satın alıp yeniden koruma altındaki yerlerde yuvalara gömüyorlar. Kaplumbağa yavrularının kuluçkadan çıkarak denize ulaşmasını sağlıyorlar. Şaka gibi değilmi ? Otorite insanlara yumurta toplamak yasak onlar size ait değil toplayamazsınız diyemiyor. Onlar yağmalıyor siz bir kısmını geri satın alıyorsunuz...

Deniz kaplumbağaları tehdit altındaymış sayıları çok azalmışmış , kimin umurunda. Yıl ha 1012 olmuş ha 1712 yada 2012 ne fark var. İnsanlar hala aynı zekadalar. Dünyaya bakış açımız da görsel makyajdan başka hiçbir gelişme yok. Hatta tam tersine aşırı nufus artışı nedeniyle gerileme var bile denilebilir.

Varlığı abartılmış insanlık sadece 3-5 kuruş paranın ve kolay yağmanın peşinde...
1 karış ötesini göremiyor , anlayamıyor , bilemiyor..
Küçücük çıkarları için bırakın dünya canlılarını , kendi neslinin geleceğini mahvettiğini bile algılayamıyor.
Yapamıyoruz yapamayacağız.
Asla anlayamayacağız.
Tükenene kadar devam edeceğiz....

Fotoğrafların kaynağı:
http://www.noble-house.tk/html/engels/Fishes/Massive_theft_and_sale_of_sea_turtle_eggs_in_Costa_Rica.html

Galapagos Takım adalarının Dev Kaplumbağaları

Galapagos takım adalarının dev kaplumbağaları şu an için 15 alt tür olarak kabul ediliyor. Şu an için diyorum çünkü ben 2008 de Galapagos adalarının hikayesini yazarken bu sayı 14 olarak geçiyordu. Bunlar aynı türün yaşadıkları farklı ortamların doğal şartlarına göre boyut , kabuk tipi ,veya kabuk rengi  farklı vücut formlarında evrimleşmiş alt türleri.

"Tam bu noktada internet te rasladığım pek çok hatalı bilgi sebebiyle sonradan bir uyarı eki koymayı gerekli gördüm. Galapagos dev kaplumbağaları diye bahsi geçen alt türler su kaplumbağası değildir. Bunlar kara kaplumbağası alt türleridir. Galapagos da deniz kaplumbağaları da vardır o ayrı bir konu. Örneğin Galápagos green turtle (Chelonia mydas agassisi). Yeşil deniz kaplumbağasının (Chelonia mydas) bir alt türüdür. Yazıda onlardan bahsetmiyorum. " (04.07.2012)

Yaklaşık 2 asır boyunca aç gemiciler tarafından yiyecek maddesi olarak görülüp toplandığı  için bu 15 alt türün 4 ü yaklaşık kesin olarak yok olmuş durumdaydı. Pinta adasındaki kıyımdan kurtulmayı başarabilmiş tek kaplumbağa Lonesome George un da arkasında soy bırakmadan ölmesiyle yok olan alt tür sayısı 5 e çıktı.
Charles Darwin 1835 yılında adaya geldiği zaman dahi bazı türler tükenmiş durumdaydı zaten. Örneğin Darwin , Florena kaplumbağası  Chelonoidis nigra nigra (Quoy & Gaimard 1824) alt türünde canlı bir örnek görememiş sadece kalıntılar bulabilmişti.

Haritaya bakarsanız daha kolay anlayacaksınız , ufak boyuttaki adalara ait alt türlerin bu kıyımda hiç şansı olmamış. Tahminen bunun 2 nedeni var. Kaplumbağaların büyük adalar da bulunup yakalanmaları ve gemilere taşınmaları ufak adalara göre çok daha zahmetli. Bu yüzden büyük adaların denizden uzak yerdeki kaplumbağaları kıyımdan kurtulmuş. En büyük ada olan İsabela adasında 5 alt tür bulunuyor. Bugün hepsi soylarını devam ettiriyorlar. 2 ci neden takım adaların kaplumbağaları bulundukları ada koşullarına göre evrimleştiği için örneğin göl gibi su kaynağı olmayan vede yükseltisi olmadığı için çok daha az yağış alan kurak ve bitki bakımında çorak adalar daki kaplumbağalar nispeten daha ufak boyutta evrimleşmişler. Daha az su , daha az yeşillik , çok daha zor yaşam koşulları onları ufak bir bedensel formda evrimleştirmiş..Bu ufak alt türler aç gemiciler tarafından ilk hedef olmuş ve daha kolay taşınmıştır gemilere.

Bu yok oluşun arkasındaki diğer bir sebepte istilacı türlerdir. Bu o bölgenin doğasına ait olmayıp dışardan suni yollarla getirildikleri için dengeyi kolayca bozan canlılara verilen genel bir ad.  Adalara insanlar tarafından düşüncesizce salınan keçiler , domuzlar evcil kedi ve köpekler ve hatta tahmin bile edemeyeceğiniz eşekler doğal düşmanları olmadığı için kolayca çoğalmış bitki örtüsüsü tahrip ederek yada bazı türleri vahşileşip iguanaları avlıyarak ekolojik dengeyi kaplumbağaların ve diğer Galapagos canlılarının aleyhine bozmuşlardır.  Bu durum zamanla , gerektiği gibi beslenemeyen kaplumbağaların sayıca azalmasına kolonilerin zayıflamasına yol açmıştır. Adalar uzun zamandır bu istilacı türlerden temizlenmeye çalışılmaktadır. Lonesome George un doğal yaşam alanı olması gereken Pinta adası ancak 2003 yılında  adanın hakimi keçilerden temizlenebilmiştir..

Bu temizleme yani yok etme operasyonları da kendi başına ayrı birer katliamdır bana göre. Gerekli bile olsa.. Kaç keçi, kaç vahşi köpek , kaç vahşileşmiş kedi yada eşek öldürüldü bilinmiyor. Bu onların suçu değildi. onlar sadece insanlar tarafından terk edildikleri pekte uygun olmayan bir coğrafyada yaşamaya çalıştılar o kadar.

Galapagos kaplumbağalarının adalara nasıl geldiği ve irili ufaklı bütün adalara nasıl dağıldığı henüz çözülemedi .Büyük bir ihtimal bir biçimde ana kıtadan gelmiş olmalılar. Milyonlarca yıl rahatsız edilemeden yaşadılar ve her biri kendi yaşam alanının doğal özelliklerine göre yavaş yavaş farklı görsel biçimsel özelliklerde evrimleştiler. Ortalama yaşam ömürleri 100 yılı aşıyor. Tespit edilmiş en uzun yaşam ömrü 152 yıl. Ortalama ağırlıkları büyük türler için 200-215 kilo civarında . Bazı alttürler nispeten daha ufaklar , onlar bu kilolara ulaşamıyor.



ALT TÜR LİSTESİ

Chelonoidis nigra abingdoni (Günther, 1877)
Abingdon island tortoise , Pinta island tortoise
Doğal yaşam alanı Pinta adası
Koruma durumu Tükenmiş
Lonesome George bu alt türdendi...

Chelonoidis nigra becki (Rotshscild 1901)
Volcan Wolf tortoise
Doğal yaşam alanı Isabela adası volf volkanı çevresi
Koruma durumu  Hassas 
Bilinen canlı sayısı 1139

Chelonoidis nigra chathamensis (Van Denburg 1907)
Doğal yaşam alanı Chatham (San Cristobal) adası
Koruma durumu Hassas
Bilinen canlı sayısı 1824

Chelonoidis nigra darwini (Van Denburgh 1907)
Doğal yaşam alanı James (Santiago) adası
Koruma durumu Tehlike altında
Bilinen canlı sayısı 1165

Chelonoidis nigra duncanensis (Garman 1917)
Doğal yaşam alanı Duncan adası
Koruma durumu Doğal yaşam alanında tükenmiş

Chelonoidis nigra guentheri (Baur 1889)
Sierra Negra tortoise
Doğal yaşam alanı Isabel adası Sierra Negra volkanı çevresi 
Koruma durumu Tehlike altında
Bilinen canlı sayısı  694

Chelonoidis nigra hoodensis (Van Denburg 1907)
Hood (Espanola) islands tortoise
Doğal yaşam alanı Hood (Espanola) adası 
Koruma durumu Kritik Tehlikede
Bilinen canlı sayısı 860

Chelonoidis nigra microphyes (Gunther 1875)
Volcan Darwin tortoise
Doğal yaşam alanı  Isabela adası  Darwin volkanı çevresi
Koruma durumu Hassas
Bilinen canlı sayısı 1818

Chelonoidis nigra nigra (Quoy & Gaimard 1824)
Charles (Florena) islands tortoise 
Doğal yaşam alanı  Charles ( Florena) adası
Koruma durumu Tükenmiş

Chelonoidis nigra porteri  (Rothschild 1903)
Doğal yaşam alanı Santa Cruz adası
Koruma durumu Tehlike altında 
Bilinen canlı sayısı 3391

Chelonoidis nigra vandenburghi (De Sola 1930)
Volcan ascedo tortoise
Doğal yaşam alanı Isabela adası Ascedo volkanı çevresi
Koruma durumu Hassas
Bilinen canlı sayısı 6320

Chelonoidis nigra vicina (Gunther 1875)
iguana cove tortoise
Doğal yaşam alanı Isabela adası cerro Azul volkanı çevresi
Koruma durumu Tehlike altında
Bilinen canlı sayısı 2574


TARTIŞMALI SOYU TÜKENMİŞ ALTTÜRLER

Bu alt türlerde canlı bir örneğe raslanamıştır ama var olduklarının kanıtı olan kemikler ve kabuklar gibi kanıtlar bulunmuştur ayrıca eski zamanlarda bu alt türlere tanık olanların kayıtları da vardır

Chelonoidis nigra phantastica (Van Denburgh 1907) 
Ferdinanda (Narborough) islands tortoise

Santa fe islands tortoise

Chelonoidis nigra wallacei (Rotschild 1902)
Rabida islands tortoise

Kaynak: wikipedia




KORUMA DURUMU
Koruma durumu hakkında kabaca bir bilgi vermem gerektiğini düşünüyorum. Canlılar şu şekilde listeleniyor. 3 ana grup var. Tükenmiş , Tehdit altnda ve Düşük risk. Tükenmişler için yapabileceğimiz bir şey yok , onları sonsuza kadar kaybettik. Tehdit altında olanlar ise bildiğimiz CİTES kırmızı listesine girenler.

SOY TÜKENMESİ
Soyu Tükenmiş - Extinct
Doğal Yaşam Alanında Soyu Tükenmiş  - Extinct in the Wild

TEHDİT ALTINDA
Kritik Tehlikede - Critically Endangered (CR)
Tehlikede - Endangered (EN)
Hassas - Vulnerable (VU)

DÜŞÜK RİSK
Neredeyse tehdit altında
Asgari endişe


Pazartesi, Haziran 25, 2012

Lonesome George Öldü (?? - 24.06.2012)

Evet maalesef , Galapagos takım adaları Pinta adası alttürü olan ve kendi türünde dünyada tek kalan Lonesome George hayatını kaybetti. Yaklaşık 100 yaşında olduğu ve daha uzun zaman yaşayabileceği düşünülüyordu. Baba olabilecek mi , Galapagos da adaların doğasını koruma faaliyetleri gösteren  insanlar acaba onu üremesini sağlayabilecek ve bu alt türü yeniden doğaya kazandırabilecek mi derken aniden ölüm haberini aldık. O insan istilasının ve aç gözlülüğünün yok ettiği canlıların yaşayan bir simgesiydi , şimdi gerçeği oldu...


Bu ölüm , evrimle milyonlarca yılda oluşan bir alt türün sonsuza kadar yok olması demek.

Lonesome George un ( Yalnız George) ilk görüldüğü yıl 1971. O sene Pinta adasın da araştırma yapan bir Macar doğa bilimci yalnız bir kaplumbağa gördüğünü rapor ediyor. Pinta adası kaplumbağalarının artık var olmadığı düşünüldüğü için bu çok heyecan verici bir olaydır. 1972 yılında adaya giden bilim adamları dev kaplumbağayı merkeze yakın özel bir alana getirerek özel koruma altına alıyorlar. Uzun yıllar boyunca Pinta adasında daha başka kaplumbağalar bulmak amacıyla yapılan umutlu araştırmalardan bir sonuç çıkmayınca onun türünün tek örneği olduğu anlaşılmıştır.

1992 yılında ona yeni bir yaşam alanı yapılıyor ve üremesi amacıyla en yakın alt tür olduğu düşünülen İsabela adası Wolf yanardağı kaplumbağalarından (C. becki) 2 dişi bu alana bırakılıyor. Fakat tüm beklentilere karşın , kim bilir kaç yıl Pinta adasında tek başına yaşayan Lonesome George bir türlü dişi kaplumbağalarla çiftleşmiyor. Daha sonra yapılan detaylı genetik araştırmalar da aslında Espanola adası kaplumbağalarının (C.hoodensis) daha yakın bir alt tür olduğu ortaya çıkmıştır. Bu seferde bu alt türden 2 kaplumbağa alan bırakılmış ama 2 kere dişi kaplumbağaların yumurtladığı tespit edilmiş olmasına ramen gene sonuç alınamamıştır.

Yalnız George un yaşam alanı son yıllarda adaya gittikçe artan sayılarda gelen turistlerin ziyaret yeri yapılmıştı. Dev Pinta adası kaplumbağası geride alt türünü devam ettirecek yavru bırakamadan sessizce aramızdan ayrıldı.

Belki 2 asır boyunca adalar daki kaplumbağaları tükeninceye kadar avlıyan , soylarını yok eden, ama diğer yandan kendini dünyanın efendisi sanan büyük Homo sapiens adına bir büyük utanç daha..


Hakkında o kadar yazı yazdım ama , o artık yok. İnternette birkaç resim , bir kaç satır yazı o kadar.
Şu an ona George diye bile hitap etmek istemediğimi fark ettim.
Sanki sömürgecilerin taktığı bir ismi gibi geldi..

Elveda dev Pinta adası kaplumbağası.


Not: Bu ölüm haberi pek çok yerde hatalı verildi. Galapagos adası dev su kaplumbağası öldü denildi.
Lonesome George su kaplumbağası değil kara kaplumbağasıdır. Diğer Galapagos dev kaplumbağaları diye geçen alt türlerde kara kaplumbağasıdır..